Menü

Dil

Para Birimi

Blog

ULUBORLU'DA YETİŞEN ALİMLER VE DEVLET ADAMLARI
07 Mar 2026 396

ULUBORLU'DA YETİŞEN ALİMLER VE DEVLET ADAMLARI

ULUBORLU'DA YETİŞEN ALİMLER VE DEVLET ADAMLARI 1-) HACI İZZET PAŞA Küçükköprü Mahallesinde Hacı Emin Ağa'nın küçük oğlu olarak babasının öldürüldüğü yıl doğdu. İlk öğrenimini ve medrese eğitimini Uluborlu'da gördükten sonra İstanbul'a gitti. Ağabeyi Hacı Naşit Paşa'nın himayesinde tahsilini bitirdi. Miri Miran rütbesine kadar yükselmiştir. Şarkikaraağaç Kaymaklığı'da yapmıştır. Kalan ömrünü Uluborlu'da tamamlayarak, 1893 yılında Uluborlu'da vefat etmiştir. 2-) HACI NAŞİT PAŞA Hacı Naşit Paşa Siyamızade Hacı Emin Ağa'nın üçüncü oğlu olarak Küçükköprü Mahallesinde tahminen 1818 yılında doğmuştur. 13-14 yaşlarındaki hafızlık merasimini takip eden günlerde babasının Büyükkabacalılar tarafından katledilmesinden sonra İstanbul'a gitmiş, akrabası olan Seyyid Ali Paşa'nın damadı Mustafa Reşit Paşa'ya müracaat etmiştir. Böylece İstanbul'da tahsiline başlamıştır.— Hacı Naşit Paşa tahsilini tamamladıktan sonra maliyeye girerek defterdarlığa kadar yükselmiş, daha sonra valiliklerde bulunmuştur. 1867'de vezir rütbesi ile Halep, Adana, Ankara ve Suriye Valisi olmuş, 1878'de Muhacirin Komisyonu Başkanlığına, daha sonra Hicaz Valiliğine getirildi. 1880'de Akdeniz Adaları Valiliğine, aynı yıl İzmir Valiliğine gönderildi. Eski sadrazamlardan Hamdi Paşa'nın ölümünden sonra Suriye Valisi oldu ve 1887 yılında Şam'da öldü. 3-) FAHRİ PAŞA Fahri Paşa Siyami Oğullarından Hacı Naşit Paşa'nın oğludur. İstanbul'da doğdu. İlokuldan sonra askeri rüştiye ve idadilerinde okuyup harp okuluna girdi, kurmay sınıfına katıldı. Burayı da tamamlayarak Mühendishaneyi Berriye'yi bitirdi. Saray da cülus yaverliğine alınarak yükselmiştir. 1894 İstanbul depreminde harab olan kapalı çarşının yeniden tertip ve tamir işinde mühendislik yapmıştır. Bu arada Türkiye'de bulunan demiryollarını teftiş ve kontrol heyetinde hükümeti temsil etmiştir. İzmir - Aydın demiryolunu teftişi sırasında Uluborlu'ya gelerek Dinar - Uluborlu karayolunun Çapalı Beli ve Pupa Boğazı kısımlarını İngiliz şirketine ıslah ettirmiştir. Padişah Abdülhamit ile özel bir meseleden araları açıldığı için önce Bağdat tarafına isyan bastırmak üzere, daha sonra Serez'e gönderildi. Meşrutiyetin ilanında Selanik ve Havalisi komutanlığına tayin edildi. Balkan Harbinde Gelibolu, Bolayır ve havalisi komutanı idi. Balkan Harbinden sonra Ankara Kolordu Komutanlığına tayin edildi ve 1913'te Ankara'da vefat etti. Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) Fahri Paşanın kabrini Hacı Bayram Veli Camii önündeki kabristanda bulup yeniden yaptırdı. Daha sonra o kabristanın yola ayrılması nedeniyle Samanpazarı civarındaki Tacettin Camii avlusuna nakledildi. Mezar taşındaki yazıya göre Fahri Paşa'nın Mirliva (General) rütbesinde olduğunu görmekteyiz. İstanbul'daki Uluborlulu öğrencilerin 1911'de kurduğu "Cemiyeti Hayriye"nin fahri başkanı idi.

Devamını Oku
TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN
07 Mar 2026 365

TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN

TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN Ortadoğu bölgesi yeniden şekilleniyor. Türkiye’nin jeopolitik gerçeğini tüm dünya biliyor ve izliyor. Mezopotamya ve Ortadoğu bölgesindeki her şey Türkiye’nin güvenli olmasına bağlı. Önümüzdeki bu tarihi fırsatı değerlendireceğiz veya başkaları rolümüzü çalacak. Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın, Amerika Birleşik Devletleri'nin kalıcı düşmanları veya müttefikleri değil, yalnızca ulusal çıkarları olduğu yönündeki ünlü sözü aklımızdan hiç çıkmamalı “ABD’nin düşmanı olmak tehlikelidir ama müttefiki olmak ölümcüldür.” dikkatli bir diplomasi ve jeopolitiği yönetmemiz ile mümkündür. Çünkü olan ABD’yi dost bilenlere oluyor ve bu sözün doğruluğunu tüm Dünya yaşayarak ve bedel ödeyerek öğreniyor. ABD, İran'daki rejimi devirmek için Kürtleri silahlandıracak mı? Bu, Tahran'a yürüyüp savaşı Türkiye, Suriye ve Irak'a yaymaktan ve Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü istikrarsızlaştırmaktan ziyade Kürtleri birleştirme olasılığı olabilir mi? Zira bu gafletin bir geri dönüşü telafisi asla mümkün olmayacaktır. Bu plan Türkiye'nin tartışmasız kırmızı çizgisidir ve böyle bir adım Türkiye–ABD ilişkilerini ciddi derecede etkileyecektir. Dört ülkede tek bir etnik grubu silahlandırmak bir strateji değil, kalıcı istikrarsızlığın reçetesidir. Orta Doğu, milisler aracılığıyla sınırları yeniden çizmeye çalışan deneylerin bedelini zaten ödedi. İstikrar, egemen devletlerden gelir, vekalet projelerinden değil. Türkiye, devlet kurumları, askeri kapasitesi ve bölgesel diplomasisiyle bölgedeki istikrarın temel direklerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu gerçeği görmezden gelmek çözüm üretmez, sadece politika yapıcıların korktuğunu iddia ettiği istikrarsızlığı derinleştirir. Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar savunma yatırımı yapmaya devam etmeli ve gerekirse bunu birçok kalemden kısarak daha da hızlandırmalıdır &&& HÜRMÜZ BOĞAZI NEDEN ÖNEMLİ? Hürmüz Boğazı’nın kapanması jeopolitik dengeler açısından dünya ekonomisinin daralmasına yol açacaktır. Bunun faturası en nihayetinde tüketicinin sofrasına yansır. THY ve Pegasus’un en büyük gider kalemi yakıttır. Artan jet yakıtı fiyatları bilet fiyatlarını artırır. Ayrıca bölgedeki savaş , Ortadoğu'dan Türkiye'ye gelen turist sayısını güvenlik endişesi ile azaltabilir. Madalyonun diğer yüzünde Hürmüz boğazı kapalıyken, Irak petrolünü taşıyan boru hatlarının değeri 10 kat artar. Türkiye, Avrupa'ya enerji taşıyan en güvenli "tek liman" haline gelerek jeopolitik bir önem kazanabilir. Hürmüz boğazının uzun süreli kapanması Türkiye için "ithal edilmiş bir ekonomik kriz" riski taşır. Enerji bağımlılığımız nedeniyle bu krizi en ön saflarda hissederiz. Sözlerime son verirken Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü hatırlatıyor; insanlığın ortak dili olan barışın egemen olduğu bir dünya diliyorum. Selametle … İzzet ÜNLÜ Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı

Devamını Oku
Bosphorus Boat Show, 40 bini devirdi
03 Mar 2026 394

Bosphorus Boat Show, 40 bini devirdi

Bosphorus Boat Show, 40 bini devirdi Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği organizasyonuyla düzenlenen Can-Am Bosphorus Boat Show sona erdi. Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği organizasyonuyla düzenlenen Can-Am Bosphorus Boat Show, 8 günde 40 bin ziyaretçiyi ağırladı. 500’den fazla teknenin sergilendiği fuarın sektör için can suyu olduğunu belirten YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “Zorlu bir süreçten geçen sektörümüz için bu fuar hem moral hem ticari anlamda güçlü bir ivme yarattı” dedi. Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği organizasyonu ile düzenlenen Can-Am Bosphorus Boat Show sona erdi. 500’den fazla teknenin görücüye çıktığı fuarı 8 günde 40 bin kişi ziyaret etti. İstanbul Fuar Merkezi’nde ‘Dünyanın en büyük ikinci kara fuarı’ unvanıyla, Can-Am Ana Sponsorluğu’nda düzenlenen fuarda boyları 3 metre ile 30 metre arasında tekneler sergilenirken; her bütçeye uygun tekne, yat ve ekipmanlar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fiyatları 4 bin Euro ile 4 milyon 400 bin Euro arasında değişen teknelerin yer aldığı fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, şunları söyledi: Yüksek katılımcı ve ziyaretçi ilgisi “YATED olarak Bosphorus Boat Show tescilli markası altında, karada ve denizde olmak üzere Türkiye’nin en büyük tekne, tekne ekipmanları ve aksesuarları fuarlarını düzenliyoruz. Karada düzenlediğimiz bu fuarımız, dünya çapında da Düsseldorf’tan sonra en büyük ikinci kara fuarı konumunda. Bu yıl da fuarımızı yüksek bir katılımcı ve ziyaretçi ilgisiyle tamamlamanın memnuniyetini yaşıyoruz. Hem yerli hem de yabancı markaların yoğun katılım gösterdiği organizasyonumuzda, Türk üreticilerimizin tekneleri uluslararası alıcılarla buluşma fırsatı yakaladı. Özellikle son dönemde küresel ekonomik dalgalanmalar ve artan maliyet baskıları nedeniyle zorlu bir süreçten geçen sektörümüz için bu fuar adeta bir can suyu oldu. Güçlü bir platform Fuar süresince gerçekleştirilen görüşmeler, kurulan yeni iş bağlantıları ve alınan siparişler, sektörümüzün dinamizmini ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yerli üreticilerimizin tasarım, kalite ve mühendislik kabiliyetleri yabancı ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Bosphorus Boat Show’un yalnızca bir sergileme alanı değil, aynı zamanda ticaretin, iş birliğinin ve ihracatın geliştiği güçlü bir platform olduğunu bir kez daha gördük. Önümüzdeki dönemde de hem karada hem denizde düzenleyeceğimiz fuarlarla sektörümüzün büyümesine katkı sunmaya devam edeceğiz. Fuarımızda, denizcilik kültürümüzün gelişmesi adına birbirinden değerli 15 etkinlik düzenledik. Bu yıl ilk kez olmak üzere, uluslararası bir panele ev sahipliği yaptık. Hedefimiz, bu sayıyı çok daha yukarlara taşımak ve fuarımıza uluslararası bir kimlik kazandırmak ve tanıtımına katkı sağlamak olacaktır.

Devamını Oku
FİBER TEKNEDE OSMOZ HASTALIĞI
26 Şub 2026 548

FİBER TEKNEDE OSMOZ HASTALIĞI

FİBER TEKNEDE OSMOZ HASTALIĞI Osmoz fiber teknenin yakalanabileceği belki de en kötü hastalıktır. Osmoz fiber teknenin Kanser hastalığıdır. Özellikle başına gelenler iyi bilir, ozmos ve etkileri maliyetli ve zor düzeltilen bir sorundur. Eğer kurt bir denizcinin kanını dondurabilecek bir kelime varsa, o da ozmos’tur (“Osmoais”) . Cam elyaf takviyeli plastik (CİP veya fiber) gövdede “ozmotik” kabarcıkların Keşfi bizlere sıkça ölümcül bir hastalığın tanısı olarak kötü çağrışımlar yaptırır. Kendilerine hayatlarının aşkının korkunç bir frengiye yakalandığı söylenen tekne sahipleri en çok korkanlardır. Bazen korkulan doğrulanır da; çünkü ciddi ozmos vakalarının tedavisi pahalıdır; bununla birlikte, birçok durumda, gördüğünüz o hafif kabarcık döküntüleri sizin kolaylıkla tamir edebileceğiniz önemsiz bir dertten fazla bir şey de olmayabilir. Osmozun sebepleri, sonuçlan ve tedavileri çok çeşitli ve değişiktir. Bütün vakalara uygulanan tek bir kural vardır: Boş verip ihmal ederseniz daha beter olur. Çoğu kabarcık CTP dış yüzeyinin 2,5 mm. altında başlar. Olayın buharlaşmış suyun jelkot üzerinden laminat içine geçmesi ve bazı kimyasallar ile etkileşip basınca sebep olması şeklinde bir kuramı vardır. Küçük sığ kabarcıklar daha çok kozmetik bir problemdir. Oyulur, kurutulur, epoksi macun ile doldurulur, zımparalanır ve böylece yalıtılmış olurlar. Gövde bundan sonra su geçirmez bir koruma katıyla kaplanır ve şansınız varsa bir daha ozmos sorununuz olmaz. Laminatın beşte birinden daha derin kabarcıklar katmanların ayrılmasına yol açarak ciddi bir yapısal sorun olabilirler. Bu derece ilerlemiş kabarcıklanma bir uzmanın ilgisini ve laminatın kuruması için jelkotun sıyrılmasını gerektirebilir. Bu durumda deneyimli bir uzman (sörveyor/eksper) size fikir verebilecektir. Jelkotun ve etkilenmiş laminatların sıyrılması ve “vinylester” reçine ile tekrar kaplanarak son kat yapılması pahalı bir iştir, işin maliyeti, yenice bir teknenin maliyetinin %25’i (veya daha fazlası) ve eskisinin %75’i kadar olabilir, dolayısıyla karinanızı sıkça kontrol edin ve herhangi bir kabarcıklanmayı erken safhada yakalayın.

Devamını Oku
Hangi Balık Hangi Ayda Tüketilmeli?
26 Şub 2026 582

Hangi Balık Hangi Ayda Tüketilmeli?

Hangi Balık Hangi Ayda Tüketilmeli? Balıkların lezzetleri cinslerine göre değişse de hangi balığın hangi ayda yenildiği de lezzet açısından önemli bir yer tutuyor. Besin değeri oldukça yüksek, vitamin ve mineral açıdan zengin olan balığın, özellikle de balık yağının kalp hastalıklarından psikolojik rahatsızlıklara kadar bir çok hastalığa iyi geldiği belirtilirken, balıkların türlerine göre lezzetleri de değişse de, hangi balığın hangi ay tüketildiği de lezzeti etkilediği ifade ediliyor. Beslenme uzmanları, anne adaylarının, yaşlıların ve çocukların, daha dengeli ve sağlıklı beslenebilmeleri için haftada düzenli olarak en az iki defa balık yemesini öneriyor. PEKİ HANGİ AYDA HANGİ BALIK LEZZETLİDİR? OCAK: Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Çinekop, kofana, mezgit kolayca bulunur. Tekir ve kırlangıç bolca avlanır. Barbunya, kılıç ve mercan az tutulur. ŞUBAT: Kalkan mevsimi başlar. Tekir bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut yağını kaybetmeye başlar. MART: Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru çiroz olmaya yüz tutmuştur. Tavası ve pilakisi yapılabilir. Gümüş balığı fazlaca çıkmaya başlar. NİSAN: Kalkan yine başta gelir. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya başlar. Gümüş balığı, kefal, mezgit, berlam, tekir ve barbunya çok tutulur. MAYIS: Levrek, barbun, tekir, iskorpit zevkle yenir. HAZİRAN: Balıkçılık açısından verimsizdir. Tekir, barbun, mercan, levrek gibi balıklar bulunur ancak pahalıdır. TEMMUZ: Sardalya mevsimi başlar. Kolyoz, istavrit, uskumru, tava ve haşlamaya elverişli. AĞUSTOS: Çingene palamudu mevsimini açar. Sardalyanın ise en lezzetli zamanıdır. Yine bu ayda kılıcın tadına doyum olmaz. Kefal tavsiye edilmez. EYLÜL: Sardalye ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir. Lüfer bu dönem pahalıdır. EKİM: Lüfer çok lezzetlidir. Palamut bolca çıkar. KASIM: Uskumrunun en iyi zamanı. Torik akışı başlamıştır. Pisinin en nefis olduğu ay. ARALIK: Uskumru, lüfer, palamut ve torik daha da büyümüş ve lezzetlenmiştir. Hamsinin en çıtır zamanı. Bol miktarda tekir çıkar.

Devamını Oku